Merhaba, esatis.uyap.gov.tr üzerinden bulduğum bir arsa satışında verilen bilgiler il, ilçe, mahalle, ada ve parsel olarak belirtilmiş ve arsanın muhammen bedeli ile teminat miktarıydı. Ada parsel sorgulama sistemi ile baktığımda verilen bilgilerdeki yerin 540 Metrekare olduğu görülüyordu. Arsayı birebir gidip incelediğimde komşu arsalarda 8 katlı apartmanların inşaat halinde olduğunu gördüm. Muhammen bedel 10.000 TL olunca bu olayı bir fırsat olarak gördüm ve çevremle konuşarak buranın ihalesine girmeyi ve arsayı alıp inşaat şirketlerine satmayı düşündüm.
İhale günü gittiğimde tellal çağrısını yapmıştı yada ben duymadım kimliğim ile teminatı masanın üstüne bırakıp ihaleye teklif verdim. Karşımda benimle birlikte artıran 1 kişi vardı çok istekli görünüyordu Teklifleri aşağıdaki gibi yazıyorum:
Ben: 11.000
Katılımcı: 11.010
Ben: 12.000
Katılımcı: 12.010
Ben: 13.0000
Katılımcı: 13.010
Ben: 14.000
Katılımcı 14.010
.......... derken
Ben: 20.000
Katılımcı: Hayırlı olsun :) dedi ve gülümsedi.
İşin açığı çok şaşırmıştım böyle güzel bir arsa rahat 60-70 binlere çıkar diye tahmin ediyordum, etrafta bulunanlar hayırlı olsun dediler ancak ben hala olaya anlam verememiştim. Ancak olay imza sırasında ortaya çıktı satışa çıkarılan arsanın tamamı değil sadece 33 metrekarelik kısmıymış resmen şok geçirdim. Ben tamamı zannederken bu kadar ufak bir payın çıkması beni derinden sarstı. İtiraz ettim ama yapılabilecek bir şey olmadığını söylediler.
Bu durumdan nasıl kurtulabilirim işin içinden çıkamamıyorum, miktarı ödemeyip teminatı yakmaya razıyım ancak bu durumda malın tekrar satışı çıkması halinde benim aldığım miktardan düşüğe satıldığında aradaki farkın benden tahsil edileceğini öğrendim. Benimle birlikte ihaleye katılan kişi ise arsanın çoğunluğuna sahip olan kişi olduğunu öğrendim kendisi bilerek artırdığını almamam için böyle yaptığını söyledi ancak sonradan anlaşıldı ki adam tam bir şark kurnazı. Ben almaktan vazgeçip teminatı yakacağım dediğimde ikinciye teklif edeceklerini söylediler ikinci kişi yani çoğunluğun sahibi ise kabul etmeyeceğini söyledi.
Olayı çok uzatmak istemiyorum ancak bu işin içinden çıkmanın tek yolunun "Alıcının hataya düşmesi" kanun maddesi ile olduğunu düşünüyorum. Sizce bu konuda ne yapılabilir ?
İlginiz için teşekkür ederim.